Sen Çal Kapımı 4. Bölüm

Just another WordPress site

Sen Çal Kapımı 4. Bölüm

(Erkek) Son iki, üç, dört (“Aytekin Ataş – Sen Çal Kapımı” çalıyor) (Serkan) “Yanlışlarımdan ders alacak kadar olgun değilim” (Eda) “Bu yalan bir mecburiyet, yoksa sana vurgun değilim” “Ama gözlerimde bir ışık, kalbimin tıkırtısı” “İçim içime sığmıyor, ya bu neyin kıpırtısı” “Dön yüzünü gökyüzüne, bak bir aşkın yıldızına, aman” “Parlayacak, sönecek, biliyorum” “Her şey olur, her şey biter” “Bir yıldız gökyüzünde kayar yiter” “Her şey olur, her şey biter” “Yalnızlık hep aynaları mesken tutar” Evet, şimdi ellerine bakıyorum Sağ eli sıcak yumuşak ve gözlerini açmaya başladı Bayağı parlak ve anlamlı bakıyor -(Kadın ses) Nabız? -Nabız… Bakayım (Serkan) Nabız gayet iyi -O kim? -(Kadın ses) Acile gitmenize gerek yok Aile doktorumuz Dilek Hanım -Dilek Hanım, çok teşekkürler -(Dilek ses) Merak etmeyin -Tamam, harika -(Dilek ses) Geçmiş olsun Hadi doktora gidiyoruz Gitmiyoruz Gerek yok dedi. İyisin dedi Hayır, gerek yok demedi Acile gitmenize gerek yok dedi Kusura bakma ama ben yanımda hasta birini istemiyorum O zaman uzak dur. Yanıma yaklaşma Hem merak etme, benim halam da senin gibi takıntılı bir tip O yüzden bütün tahlillerimi yaptırdım Taş gibiyim, hiçbir şeyim yok Öyle mi? O zaman tahlillerini görmek istiyorum Sözleşmemizde yazıyor Durup durup bayılıyorsun ya Bayılmıyorum ben. Uyuyakalıyorum Peki Açıkçası seni havada yakalamasam kafanı betona çarpacaktın Ben seni şimdi anladım Kusura bakma Serkan Bolat Hayatta en son minnettar olacağım kişi sensin -Nasıl? -Kahramanım! Sen olmasaydın ne yapardım? Kafam betona çarpıp patlar mıydı? Evet Böyle uyanacağıma kafamın betona çarpıp patlaması daha iyiydi Sen gerçekten delisin İyi misin? Su ya da başka bir şey ister misin? Yok, teşekkür ederim Sen benim için endişeleniyor musun? -Hayır -Bence de Peki, ne duydun da stres oldun böyle? Melo aradı, ağlıyordu Sonra annen, sonra Selin! Edacığım, akşam size gelelim diyoruz Ferit’le tebriğe (Selin ses) Hem dekorasyonu da görmüş oluruz Yemekle falan da uğraşma Dışarıdan bir şeyler söyleriz Öpüyorum Selin! Selin bize gelecek Yani sana gelecek Eve, tebriğe. Ben ona yalan söyledim ya Birlikte eve çıktık dedim ya, ona tebriğe gelecek -Ne güzel. Gelsinler -Gelmesinler Gelemezler (Eda) Birlikte yaşamadığımız ortaya çıkacak Ben öyle bir şey söyledim Gıcık oldum, söyledim ama gelemezler yani Benim o evde bir tane eşyam yok Perde, koltuk yaptıracağım dedim Öyle bir şey de yok. Gelemezler! Sen sakin ol yoksa yine bayılacaksın Sakin, çözülür Ben ararım Selin’i, gelmeyin derim -Tamam -(Serkan) Tamam mı? Annen de aradı. Annen aradı ve ben Bana hesap soracağını söyledi Annen neden bana hesap soruyor ki? Ne yaptın da hesap sormak istedi? -Ne yaptım? -Evet Ha, ben ne yaptım Annem ne yaptı diye sormak yok Bu çakma nişanlılık bu kadar zorsa gerçeği ne kadar zordur Artık gidelim mi? Hem tahlilleri alacağız İyi, tamam İyisin, değil mi? Kalkabilecek misin? (Hareketli müzik) (Eda dış ses) Yoldayım, geliyorum (Hareketli müzik) Pırılcığım

basın duyurusunu bırakmaya geldim de sen niye çıkmadın hâlâ? Serkan herkes eve gitsin demedi mi? İş günü bu saatte eve gideceğim ben? Olacak iş değil Sen beni hiç tanımamışsın Ama o Serkan iş günü eve gitti Nişanlısıyla gitti İş günü diyorum bak, saat kaç Neden? Neden? Neden, o kız Selinciğim O kız Serkan’ın hayatına girdiğinden beri söylüyorum hiç iyi bir şey olmuyor Her şey karmakarışık oldu Öyle diyorsun da Serkan çok mutlu gözüküyor -Bu mutluluk mu sence? Mutluluk falan değil Onun gözü görmüyor hiçbir şeyi Bu arada ben sana da çok kızıyorum Sana Serkan’dan ayrıldığın için çok kızgınım. Siz ne kadar güzeldiniz Selin Dışarıdan öyle gözüküyordu Pırıl Sen de biliyorsun Serkan beni çok kırdı Sevgisizliğiyle, ilgisizliğiyle Sevgisiz, soğuk, mantık abidesi (Pırıl) Bizim tanıdığımız, bildiğimiz Serkan Nerede şimdi o Serkan? Benim arkadaşım nerede? İşin komiği ne biliyor musun? Benim hayalimdeki Serkan, bu Serkan’dı Beni, boş ver işi, hadi gel deyip alıp götürecek Senelerdir onu bekledim Şimdi başka bir kadına benim gözümün önünde bunları söylüyor Biz seninle dışarı çıkıp bir şeyler içelim mi? Yok, ben gideyim Zaten Serkanlara gideceğiz ev tebriğine Aynı eve çıktılar ya Serkanlara gideceksin! Hayır! Lütfen gitme Canın sıkılacak boşu boşuna -(Pırıl) Niye gidiyorsun Serkan’a? -Çünkü görmek istiyorum Pırıl İnanmıyorum Ben o eve bir kere bile Serkan’ı aramadan gitmedim, biliyor musun? Şimdi Eda’yla o evde mi yaşayacak? İnanamıyorum yani Senin de mis gibi Ferit’in var -Sana âşık, hayran -Evet Tam Ferit’le nişanlandık, hayatımı düzene soktum Serkan’ı geride bırakmaya karar verdim ama yani kıza böyle davrandığını gördükçe içim acıyor O kadar haklısın ki Hayır, diyelim ki âşık oldun niye ofise getiriyorsun gözüne sokar gibi? (Pırıl) Sen ama Ferit’i holdinge soksaydın o çatlardı Sinirinden çatlardı. Ben bilmiyor muyum? Yok, hayır. Yanlış anlıyorum ben şu an, değil mi? Niye gülüyorsun? Gözünün içi gülüyor şu an Hayır, Ferit’i holdinge sokmayacaksın Ben empati olsun diye söyledim Öylesine söyledim Hiç alakası yok Selinciğim. Bak, lütfen -Görüşürüz -Görüşürüz Ama beni dinler misin Selinciğim? Hepinizin aklı gitti. Hiçbirinizin aklı doğru düzgün çalışmıyor Ben burada çalışayım o zaman Bana patlayacak Biz nasıl söyleyeceğiz gerçeği? Eda birazdan gelir Hangimiz daha sağduyulu? -Ben miyim? -Yok. Alıştıra alıştıra söyleyeceğiz Biz yemeğe gittik Orada Selin’i gördük Selin’in yanında Serkan da vardı. Onlar galiba barışıyorlar Serkan galiba senden ayrılacak diyeceğiz. Ne diyeceğiz ki başka? Galiba mı? Dümdüz söyleyelim Serkan seni aldatıyor diyelim Diyelim, aldatıyor seni diyelim -Aynen -(Eda) Kızlar! Ay, ay, ay! İyi misiniz? Melo, ağlıyordun en son (Eda) Kötüyüm diyordun, bir şey konuşacaktın benimle, ne oldu? (Eda) Siz niye tuhaf tuhaf bakıyorsunuz? -Merhaba -Hı! Siz hep böyle dörtlü mü takılırsınız? Evet. Yani bizi böyle paket hâlinde kabul etsen iyi olur Galiba özel bir şey konuşacaktınız Ben bir balkona çıkayım Selin’i aramam lazım zaten Tamam -Evet -Hangi yüzle Selin’i arıyor? Neden aramasın? Arıyor. Anlattım ya size Selin’e yalan söyledim, aynı eve çıktık dedim O da sizi ziyaret edelim o zaman dedi Sinsi! Vallahi yılan! Gelecek, evde senin üstünü başını kontrol edecek. Terbiyesiz! Kızım, biz birlikte yaşamıyoruz ki Birlikte yaşamayı bırak, benim bir tane eşyam yok o evde

Diş fırçam bile yok Eve gelirse bütün yalanım ortaya çıkacak O yüzden şimdi Serkan, Selin’le onu konuşuyor Rahatsızlandı mı? İyi mi şimdi Eda? (Serkan ses) İyi, iyi, biraz dinlenmesi gerek Bu akşam bize gelecekmişsiniz Yok, gelmeyelim o zaman Sen Eda’nın iyi olduğuna emin misin? (Serkan) İyi dedim Selin. Yanımda şu an Tamam. O zaman yarın gelelim tebriğe Hem Eda’yı da görmüş oluruz Tamam. Güzel olur Tamam. Sana da bir sürprizim var bu arada Görüşürüz Tamam Neden Selin’i dışarıda gizli gizli aramak yerine burada ya da senin yanında aramıyor? Ben merak ediyorum sadece Neden gizli gizli konuşsun canım? Konuşuyor işte, ne var? Siz neden böyle konuşuyorsunuz? Neden bu kadar tuhafsınız? Söyleyin Edacığım, şimdi sana birkaç şey söyleyeceğim ama üzülmek, ağlamak, darılmak yok Biz dört kadınız Dört kadının kaderi bu Dördümüz de erkekler tarafından üzüleceğiz Bunu kaderimiz olarak gör Ben yapamayacağım. Melo, sen anlat Serkan seni aldatıyor Selin’le birlikte! Ne? Saçmalamayın Nerede o günler? Mümkün değil Sana toplantıdayım demişti ya, Selin’le baş başa restorandaydı işte Hem de el ele, göz göze, diz dizeydi Ayrıca yeniden barışmak için bir şeyler konuşuyorlardı Nişanları ayıracaklar, kendileri barışacaklar. Çaktın mı? -Güzel söyledik -Daha güzel anlatılamazdı Gerçekten Selin’le miydiler? Evet Barışmış olabilirler mi yani? Gerçekten barışmış olabilirler mi? Edacığım, sen iyi misin? Sen değişik tepkiler vermeye başladın Doğruyu söyle, iyi misin? Çok üzülüyorum kızım, çok sinirliyim Aşırı sinirliyim. Sinirimden gülüyorum Bak, en iyi üçlü; hesap sor, saldır, ayrıl Hadi git. Biz buradayız, arkandayız -Tamam. Sorayım o zaman -Hadi git sor -Soruyorum hesap -Yapman gereken bu zaten -(Melek) Bana niye düştü? -Bir dur Melo. Zaten ortalık karışık Gidebilir miyiz? Sen ne konuşuyorsun Selin’le? Gelmesinler dedik ya Sen bugün Selin’le yemek mi yedin? -Evet -Neden benim haberim yok? -Neden olsun? -Neden haberim yok? Hoşlanmıyorum benden habersiz Selin’le yemek yemenden Eda, sen ne diyorsun? Bir daha bensiz Selin’le görüşmeyeceksin. Bu kadar! Sen iyi misin şu an? Kızlar bize bakıyor. Çaktırma Çaktırma -(Eda) Şey olmuş -Ne? Seni Selin’le görmüşler Barıştığınızı söylediler Barıştınız mı? Sözleşme bitti mi? Ben özgür müyüm? -Birleştiniz mi? -Hayır! Ne oldu? Neden barışmadınız? Eda, beni bayağı yoruyorsun şu an Kızlar şu an senden ayrılmamı istiyor Bakmasana! Beni aldattığını düşünüyorlar Ne yapabilirim? Bana yalvarıyormuş gibi yap Kalsın -Şefkat göster -Şefkat? Şefkat, o da mı yok sende? O zaman ne bileyim, elimi tut, belime sarıl Alnımdan öp, burnuma pıt pıt yap, bir şey yapar mısın? Hadi artık bir şey yap! -Sen emin misin? -Evet, eminim Gel Gel -Oldu mu? Oluyor mu? Bakıyorlar mı? -Evet -Tamam -İnandılar galiba İnandılar, inandılar -Gidebilir miyiz artık? -Tamam Yeterli bence -Yeterli artık -Tamam Gidebilir miyiz? (Telefon çalıyor) -Annen -Hey Allah’ım! Aa! Bak! O fettan kız hem oğlumun evine taşınıyor hem de telefonu meşgule atıyor Seyfi, bana çabuk sakinleşecek bir şey bul hemen Yastık yumruklayabilirsiniz Yastığı bırak, sen gel Seyfi Ben daha sert bir şeyler bulayım size (Aydan) Bence de Bu çakma nişanlılığın en güzel yanı ne, biliyor musun? Kayınvaliden arıyor ve meşgule atıyorsun Hadi gidelim Geliyorlar Kızlar, şimdi şöyle olmuş, Serkan

Serkan’la Selin orada tesadüfen karşılaşmışlar Aslında Serkan beni arayacakmış. Hatta aramış ama benim telefonum çekmemiş Beraber yemek yiyelim diyecekmiş Önemli bir şey yok Ben size ayrıntılarını sonra anlatırım Ben yukarıdan kan tahlillerimi alayım, geliyorum Serkan Bey, merhaba Biz üçümüz sizinle tanışmak istiyoruz eğer müsaitseniz Bir gün oturup yemek yiyelim diyoruz Birbirimizi tanıyalım diyoruz Siz bizi tanımak istemez misiniz? Çünkü biz sizi çok tanımak istiyoruz -Değil mi? -Çok isteriz! Biz çok isteriz Evet, ben de çok isterim ama biliyorsunuz, çok– -Olur. Vaktiniz olur Vakitten çok ne var sizde? Vaktiniz olur sizin bence -(Melek) Olur ya -Hadi görüşürüz Çıkıyoruz biz. Hadi Serkan, çıkalım (Melek) Hadi kolay gelsin size -O zaman konuşuruz -Kolay gelsin size (Melek) Görüşürüz Görüşürüz kızlar (Ceren) Görüşürüz Edacığım Nasıl kanar ya? Bizim gördüklerimiz ne olacak? Tamam canım! Siz de negatif hâllere girmeyin Adam aldatmadım dediyse aldatmamıştır -Ben inanıyorum -Ben inanmıyorum -Ben inanıyorum -Ben inanmıyorum -Ben inanıyorum -Kızlar! Şu an inanıp inanmamak değil konu Gerçekleri Eda’ya göstermek, değil mi? Hadi bir şeyler yapalım Buldum. Ne yapacağım, biliyor musun? Ofise gideceğim Orada bir tane çocuk var ya Hangi çocuk? -Sirtaki çocuk -Evet. Ona gideceğim Onu kafalayacağım ve Selin’le ilgili bütün detayları öğreneceğim Peki, ben ne yapacağım, biliyor musunuz? Bu nişanda tanıştığım Engin var ya, arkadaşım olan Gidip ofiste onunla buluşacağım Serkan Bolat hakkındaki bütün gerçekleri öğreneceğim -İşte bu -Tamam Hadi bakalım (Dilek) Fiziksel bir sorun yok (Dilek) Vücudunuz fazla stres nedeniyle kendini kapatıyor Stres atmak için önerebileceğim en ideal egzersiz ise yüzme Ben hiç stresli biri değilim aslında Benimki anlık Bir an geliyorlar, bir an gidiyorlar Bak, Dilek Hanım ne derse onu yapacaksın Hazır aile doktorun buradayken buradaki asıl hasta kişinin Serkan Bolat olduğunun hepimiz farkındayız, değil mi? Bence siz bir ona bakın Yine başladık Sürekli gergin Herkesin ondan ödü kopuyor Her şeyin mükemmel olmasını istiyor Eda Hanım haklı ama Bunu daha önce görüştük sizinle Sizin de stres atmanız iyi olur -Tekrara geçmiş olsun -Teşekkür ederim Teşekkürler Dilek Hanım -Hayır -Evet Sakın bana öyle bakma Yüzmeyeceğim Alt tarafı günde 30 dakika yüzeceksin -Neden inat ediyorsun? -Çünkü yüzmek istemiyorum Bak, gerçekten her şeyi zorlaştırıyorsun Yüzeceksin Bana istemediğim bir şeyi yaptıramazsın Yüzmek istemiyorsam yüzmeyeceğim demektir Ayrıca sen kendi stresine çözüm bul. Ben çok iyiyim Hatırlatayım istersen, sözleşmemiz var ve orada ben ne dersem onu yapacaksın yazıyor -Yüzeceksin -Yüzemem Çünkü yüzme bilmiyorum -Ne? Ciddi misin? -Evet Neden? Bilmiyorum. Çünkü öğrenmedim Mardin’de deniz yoktu Çocukken gitmedim. Ne yapayım? Tamam, sıkıntı yok İki üç günde hallederiz Nasıl olsa burada havuz var Sen neden bu kadar ilgilisin bana? Şöyle İki gün sonra Antalya’ya gidiyoruz Ne? -Antalya’ya mı? -Evet Ve Selin’le Ferit de orada olacak O yüzden şimdi nişanlımın yüzme bilmemesi pek hoş durmaz Antalya’ya gidiyoruz ve sen bana söyleme gereği bile duymadın Gelmiyorum! Gene hatırlatıyorum. Sözleşmemiz var ve orada ben ne istersem onu yapacaksın diyor Bu Selin sana ne zaman dönecek? Selin demişken yarın bize geliyorlar tebriğe Nasıl geliyorlar? Ne demek yarın geliyorlar? Biraz önce konuştun, gelme dedin Ara, bir şey söyle Kavga ettik de. Ayrı evlere çıktık de Lütfen gelmesinler İstersen biraz sakin ol yoksa yine bayılacaksın ya da uyuyacaksın Ne oluyorsa olacak yani (Serkan) Bir sakin. Nefes al. Sorun yok Zaten yarın sabah yüzeceksin burada Ben de evden çalışırım. Hazırlıkları da yaparız. O yüzden sorun yok Sen benim karşıma nereden çıktın ya?

Onu da hatırlatayım Sen benim karşıma çıktın (Telefon çalıyor) -Güzel -Annen! Yine annen! Tatlı annen. Meşgule atıyorum, arıyor Meşgule atıyorum, yine arıyor Seviyor seni galiba Evet, çok seviyor. Sevgisinden Siz var ya, ana oğul insanı çıldırtırsınız İyi ki gerçek nişanlım değilsin -Selam söyle -Söylerim mutlaka (Müzik) Ben de size geliyordum Beni arıyorsunuz ya sürekli, onu sormaya Sürekli arıyorum çünkü oğlumun evine taşınıyormuşsun Doğru Size de gelmişti o haber Selin’den Ama yok öyle bir şey İyi Yani oğlumun yakışıklı karizmasına kapılıp da aman diyeyim Serkan Bolat’a kapılmak mı? Bir kere Serkan benim tipim değil Aa! Aa! -Benim yakışıklı oğluma? -Evet. Oğlunuz benim tipim değil Ben Selin’e gıcık oldum, öyle bir yalan söyledim. O kadar Her şey oyunun bir parçası? Yani karşı komşum olmayacaksın? Çok şükür karşı komşunuz olmayacağım Gerekmedikçe oğlunuzu göresim yok Gerekmedikçe bu eve gelesim de yok İnşallah Selin bir an önce Ferit’ten ayrılır da bu oyun biter Gözüme şu kadar da olsa sempatik gözüktün, biliyor musun? Ne güzel Bu arada şimdi gidiyorum, meşgule atıyorsam meşgulümdür, bilin Her hareketinden haberim olsun Tamam Aydan Hanım “Meşgule atıyorsam meşgulümdür.” (Müzik) Peki o zaman, yarın benim evde görüşürüz Hem bu yüzme işini çözeriz -Bilmiyorum. Yarın cumartesi -Evet Yani benim izin günüm Yani gelmeme hakkım var. Gelmeyebilirim Haklısın ama Selin’e sen söyledin ya aynı eve çıktığımızı O yüzden maalesef sonucuna sen katlanacaksın Ben seninle geçen her gün bir şeylere katlanıyorum zaten Madem ben stresimi atmak için yüzme öğreneceğim sen de benim dediklerimi yapacaksın İlla karşılıklı olmalı, değil mi? Yani dümdüz bir evet diyemiyorsun Hayır Yarın kesin işe gitmeyeceksin, değil mi? Bak, Selinler gelecek diyorsun Hazırlık yapmamız lazım Zaten gitmeyeceğim dedim ya -İyi, peki -Görüşürüz Görüşürüz (Müzik) Hişt! Sen neden arabadan indin? Bir kibarlık, bir hâller falan Görüşürüz Eda Yıldız Görüşürüz Serkan Bolat Güzel Cidden anlamıyorum artık Ne yapsam olmuyor İnsem bir dert, inmesem bir dert Halacığım, ne yapıyorsun? Ihlamur mu o? Ben de içeceğim Sana da yaptım Şunlara bakar mısın? -Bunlara mı bakıyorsun sen? -(Ayfer) Evet Eda, o kadar ufak tefekti ki ellerin Annenle baban senin eline göre eldiven bulamamıştı da annen dikmişti sonunda Nasıl özlüyorum o hâllerini Büyüdüğümü de göremediler -Çok özlüyorum -Ben de Ben de Hani böyle tek bir an bile azalmıyor özlemim Başarılı olmak iyi eğitim almış olmak, onlara layık olmak bütün isteğim buydu Ama beceremedim galiba

O nasıl laf öyle? (Ayfer) Duymamış olayım (Ayfer) Annen de baban da gurur duyardı seninle Ben de gurur duyuyorum -Gerçekten mi? -Tabii ki -Sen iyi ki varsın hala -Canımın içi Nereden çıktı bu duygusallık şimdi? Tamam, geçti Eda, bak, tamam, sen bu adamla nişanlandın -Peki, okul ne olacak? -Bitireceğim hala Tabii ki bitireceğim Üniversiteyi bitirmek benim hayalim Eda, bak, bir sene kaldı Gel inat etme, arayalım babaanneni -Babaannemi? -Evet Bizim ona ihtiyacımız yok hala Hele onun parasına hiç yok Aşkım, bin kere söyledim sana, onun vereceği para zaten senin Yasal olarak senin hakkın Hala, gerçekten bizden uzak dursun yeter Bunu konuşmayalım Sen babaanneni hiç tanımıyorsun O yıllardır bizim her hareketimizi gözlüyor. Biliyorum. Kesin (Ayfer) Biliyorum O zaman biz de burada böyle sıkı sıkı sarılalım -Sarılalım -Ve diyelim ki babaanne sensiz çok mutluyuz (İkisi birden) Çok mutluyuz! Olmaz mı? Deli kız. Deli, deli -Çok seviyorum seni -Ben de seni Canım (Müzik) -Ne bakıyorsun bana öyle? -Çok güzelsin, gözümü alamıyorum İyi oldu bugün çıktığımız. Uzun zamandır baş başa vakit geçiremiyorduk Benim aslında günde en fazla birkaç saat işim oluyor ama sen çok yoğunsun Yoksa ben her saniyemi seve seve seninle geçirmek isterim Hem her saniyeni benimle geçirip hem de işlerimi hafifletmeye ne dersin? Nasıl? Şöyle Holdinge gel, danışmanlık yap Beni çok rahatlatırsın Hem de birbirimizi görmüş oluruz Sen ciddi misin? Ben çok isterim de herhâlde Serkan o holdingi yakar ondan sonra O iş bende, merak etme (Boğazını temizledi) -Alptekin -Efendim? -Seni Selin arıyor -Aa! Gece gece ne oldu acaba? Bir bak bakayım Bilmem. Hayırdır? Alo, Selin? Alo, Alptekin amca, iyi akşamlar Nasılsınız? İyiyim kızım Her şey yolunda mı? Yolunda. Aslında ben sizi bir konu için rahatsız etmiştim Ben bizim holdinge bir danışman önermek istiyorum Kim? -Ferit -Ferit? Haa, senin nişanlın olan Onun holdinge danışman olmasını istiyorsun? Evet Alptekin amca, sizin de müsaadeniz olursa Olur Sen istersen olmaz mı kızım? Tamam. Sen evrakları hazırla, ben hemen onay imzasını atarım Çok teşekkür ederim Alptekin amca İyi akşamlar İyi geceler kızım Alptekin, az önce Selin’in nişanlısı Ferit’i holdinge danışman olarak mı aldın? -Evet -Neden acaba? Serkan’ı çıldırtmak için Bravo sana! Bravo! (Telefon çalıyor) Sen beni arar mıydın? Açacağını düşünmemiştim Saat 10 Evet Ee, stres atmak için ne yapıyorsun? -Ben çalışarak stres atarım -Off, çok sıkıcısın! Madem kendiliğinden yapmıyorsun, o zaman beni dinleyeceksin Anlaştığımız gibi ne dersem onu yapacaksın Sen neden stresime bu kadar taktın? -Yoksa beni önemsemeye mi başladın? -Saçmalama, hiç ilgisi yok (Eda ses) Her gün barut gibi geziyorsun, çalışanlarını mahvediyorsun Senin bu aşırı gerginliğin de beni geriyor O yüzden beni dinleyeceksin. Her gün on dakika stres egzersizi yapacaksın Ben de ona göre yüzme öğrenirim ya da öğrenmem, sen bilirsin Tamam. Tamam, ne istiyorsun? Bilgisayarı kapat Tamam Kapadım Şimdi sana bir şarkı göndereceğim Gönderdim Onu evde güzel bir müzik sistemin var ya, oradan dinle Bir saniye Açtım

(Dinlendirici müzik ve kuş cıvıltıları) Nasıl? Güzel Şimdi mutfağa geç -Tamam, mutfaktayım -Ne içmek istersin? -Sadece su -Limon var mı? Var -Neden? -Limonu al Limonu ikiye böl (Dinlendirici müzik ve kuş cıvıltıları) Bir tarafını suya sık Diğer tarafını kokla Neden? Kokla. Koklasana. Kokla Limon stresi azaltır -Şimdi bahçeye çık -Peki (Eda ses) Yıldızları görebileceğin bir yere geç -Geçtim -Derin nefes al (Dinlendirici müzik ve kuş cıvıltıları) Kendini daha iyi hissediyor musun? Biliyorum, bunu aleyhimde kullanacaksın ama evet, gerçekten daha iyi hissediyorum Biliyordum İyi geceler Serkan Bolat İyi geceler Eda Yıldız (Dinlendirici müzik ve kuş cıvıltıları…) (…) Şu Selin’e bak ya! Yeni nişanlısıyla birkaç göstermelik poz dışında bütün duvarı Serkan Bolat’la dolu Aha, Serkan! Her yer Serkan Bolat Çünkü niye? Serkan’ın ona döneceğine emin Biz yanlış anlamışız Siz artık şunu bir kabul edin Melocuğum, Serkan ne diyecek? “Eda, seni aldatıyorum.” mu diyecek? İlk önce kendini garantiye alacak, ondan sonra Eda’yı bırakacak Erkekler böyledir Erkeklerin kuralları budur Ben o Selin’in peşini bırakmam Kızlar ben sabaha sabah size yine alışveriş çıkardım Bir daha fevri davranmayacağım, söz Edacığım, sen onu boş ver de Serkan’a neden yüzme bilmiyorum dedin? Gıcık oldum. Bir an gıcık oldum Uğraşsın istedim, ne var? Yaa! Çok romantik Yakışıklı sevgilin şimdi sana yüzme öğretecek, öyle mi? Çok iyi taktik Çok iyi taktik, ben bunu taktik defterime yazarım. Yazdım Şimdi o bilgisayarını kapatacak afili takım elbisesini çıkarıp bana yüzme öğretecek Söyleyince senin de bir hoşuna gitti, değil mi? Hayır, gitmedi Biz şimdi mayo almaya dört kişi mi gidiyoruz? Evet çünkü bugün kızlar günümüz, melekler günümüz Bugün cumartesi ve tek boş günümüz. Birlikte geçireceğiz Bugün Serkan’a Selin gelecek, o yüzden benim gitmem gerek Selin de mi geliyor? Selin de havuza girecek mi? Biz şey yapalım Sana ıslanan mayolardan alalım sen de Serkan’ın aklını al O da aval aval ağzı açık baksın -Bence siyahtan şaşmayalım -Bırak şimdi siyahı falan! Çiçekliler var, onlar modaymış Flört çiçeği diyorlarmış Ne? Flört çiçeği mayosu mu? -Evet -Sen bunları boş ver, beni dinle Bu senenin modası ne, biliyor musun? Aşağı doğru püsküllü mayolar falan moda Bir de metalikten dönmeler moda Kesinlikle ya metalik ya da fırfırlı mayo alacağız Gerek yok. Abartmaya gerek yok Hayır, ben bilmem Ben bu taktiği anladım Sen dikkat et tepene güneş geçmesin, Serkan Bolat seni yakmasın Hadi gidelim (Hareketli müzik…) (…)

(…) Aa! Üstünü değiştirmemişsin (Eda) Neden? Serkan Bey, merhabalar (Serkan) Hah, geldi! Selamlar, nasılsınız? İyi. Arif, Eda -Merhaba -(Arif) Merhabalar Arif yüzme hocan olacak ama hiç merak etme çünkü kendisi çok başarılı hocadır Bu işi hemen çözersiniz Eda Hanım bu işi hemen çözer, eminim Çözerim Çözerim de bu kadar profesyonel bir şeye gerek var mıydı? Sana benim öğreteceğimi düşünmedin herhâlde Ay, çok romantik Yakışıklı sevgilin şimdi sana yüzme öğretecek, öyle mi? Çok iyi taktik Çok iyi taktik. Ben bunu taktik defterime yazarım Tabii ki düşünmedim Merak etmeyin, sizi hiç zorlamayacağım Hazırsanız başlayalım Harika -(Eda) Başlayalım -Başlayın (Serkan öksürdü) Aslında vücut yapınız yüzmeye gayet uygun Bu zaman kadar nasıl öğrenmediniz, büyük şanssızlık Öyle mi diyorsunuz? Öğrenirim şimdi Günaydın Serkan Bey -Günaydın Seyfi, içiyorum -Pardon -(Serkan) Seyfi -(Seyfi) Efendim? Dün annem Eda’yı neden çağırdı? Küçük bir yanlış anlaşılma vardı ama çözüldü, sorun yok -Benim hakkımda konuşuldu mu? -Evet, konuşuldu Ne konuştular? Şey dedi… Hımm -Hiç tipim değil dedi -Ne? Evet, vallahi öyle dedi Serkan Bolat benim hiç tipim değil dedi -Tipi ben değilsem, kim tipi? -Gidip sorayım mı? Hayır Seyfi Tipi değilmişim! -Seyfi! -(Seyfi) Ne? O mayo ne öyle? Bence çok tarz -Ot-oturur musun Seyfi? -Hiç söylemeyeceksiniz sandım Ay! Geliyorum (Eda) Çok soğukmuş Tamam, bastım Şimdi ne yapacağım? Önce kendini suda sakince bir bırak Hayır -İş yapacağım -Serkan, su çok güzel, sen de gelsene İş… İşim var (Eda) Aman sen de! Off, tamam! Kitap okuyacağım, kitap okuyacağım -Ayaklarım kalkacak, değil mi? -Ben seni dengeleyeceğim -Sizi tutuyorum o zaman -Evet, evet Sizi tutuyorum. Tamam Yeter ama! Bir dakika, dengem şey oldu bir anda -(Eda) Tamam, güzel gidiyor, değil mi? -(Arif) Evet -Sizi biraz daha tutmam lazım -Tamam (Eda) Tamam, tuttum Ama yüzmek de istedim Biraz daha derine gidelim mi? Daha yeni başlıyor, ne derini? Bayağı güvenilirsiniz, çok hoşuma gitti Rahat olun, kendinizi bana bırakın Gerçekten bu olmayacak Ayakları arkaya biraz daha uzatabilirsiniz -Arkaya? -Evet Tamam. Siz de beni tutun Sevdim ben bunu Biz bunu hafta bir yapalım mı? Evet, yapacağız, birlikte başaracağız -Birlikte başaracağız, değil mi? -Evet -Birlikte mi? Ne diyor bunlar? -Ayy… Anlamadım vallahi Serkan, haftada bir iki yapalım diyorum ben (Eda) Bence iyi başladım -(Eda) O zaman tamam, uzanıyorum -(Arif) Aynen, kendinizi bırakın -Tamam ama şu an korktum -Sakin Tamam, bitti. Bitti, bitti, bitti Bitti, tamam mı? Bitiriyorum Tamam Edacığım, bizim gitmemiz lazım ya, 20 dakikamız var Olmaz, daha yeni başladık Biraz daha yüzelim -Ben tam çözüyordum -Bence zaten çözdün Arif, müthişsin ama bizim çıkmamız lazım O yüzden bir dahaki sefere

-Hayır, daha 20 dakikamız var -Sen anca 20 dakikada hazırlanıyorsun Ben mutluydum, ne oldu şimdi? Biliyorum ama maalesef gitmemiz lazım Sen git, ben gelirim Bana git dedi, değil mi? Tamam, tamam, düşün, düşün, düşün Eda, hani biz her şeyi birlikte yapıyorduk ya? Gelmedin. Artık biz birlikte yapıyoruz -Bence güzel de gidiyor -Seyfi, bir şey demeyecek misin? -Ee -Bir şey de Biz yüzelim, devam edelim Boşalt suyu, boşalt Git aşağı, bu suyu boşalt (Serkan) Bitti, bitti, bitti Hadi suyu boşalt Boşalt, git, git Koş, koş, koş (Müzik…) (…) (…) (Şarkı mırıldanıyor) Aydan Hanım, bakıyorum da bugün keyfiniz yerinde (Aydan) Otur, otur Nasıl keyfim yerinde olmasın? O kız oğlumdan hoşlanmıyor Yani eve de taşınmayacak Onu bir daha hiç görmeyeceğim Çok mutluyum (Öksürüyor) Helal, helal (Eda) Ya, sen nasıl bir şeysin! Nasıl bu kadar yakışıklı olabiliyorsun? (Eda) Her hareketin nasıl bu kadar güzel? (Eda) Ben sana bayılıyorum Seyfi, herhâlde ben deliriyorum Bana uzaktan o Sevda’nın sesi geliyor Kendisi burada Nasıl burada? Nerede? -Şeyde -Nerede şeyde? Ee… Havuz başında Ne yapıyor orada? Gerçekten sana bayılıyorum Bir şeye bayılıyorsun Artık gidelim mi? Daha eve gideceğiz, ben eşya alacağım, buraya yerleştireceğiz Perde ayarlamam lazım Sen Selin’e neden perde yaptırıyorum dedin ki? Bilmiyorum. Bilmiyorum, orada söyleyiverdim Perdelerin deseni, rengi o kadar kötü ki evinde çok korkunç duracak -Aa! -(Eda) Günaydın Aydan Hanım Seni böyle havuz başında görmek ne de güzel Eda’nın yüzmesi gerekiyordu Niye yüzmesi gerekiyordu? Solungaçları mı var? Çünkü bir onlar eksikti Hayır, ben burada yokmuşum gibi konuşuyorsunuz ya çok iyi yani! Ben buna bayılıyorum Tamam, neyse, bizim çıkmamız lazım (Telefon çalıyor) Pardon Efendim Engin? Ne krizi? Tamam Tamam, geliyorum, tamam Nereye? -Ofise -Gidemezsin -Aa! -(Eda) Gidemezsin Biz böyle anlaşmadık, böyle konuşmadık Daha Selinler gelecek Bu evin hazırlanması lazım Tamam ama ben bunlarla uğraşmayacağım çünkü ben ofise gidiyorum Nasıl uğraşamazsın? Ben mi uğraşacağım? Senin sözüne güvenende kabahat Sana rezil olacağız diyorum Tamam, olalım. Sen bilirsin. Gelsinler, evde benim bir tane eşyamı görmesinler Rezil olalım. Gidelim işe, ‘okay’ Önce hazırlanmam lazım, bekleyeceksin Hadi o zaman Hadi Seyfi, Sirius’a bakar mısın? (Seyfi) Sirius Çocuğuma on yıllık karısı gibi bağırıyor Zaten geleceğim ben, tamam mı? Ben halledeceğim Tamam, konuşuruz Hişt. Surat asma Gerçekten surat asma, zaten bak Yani hemen krizi çözeceğiz, geleceğiz, burada hazırlıklarımızı yapacağız Cumartesi bugün, hafta sonu Sen hiç işe ara vermez misin? Ben anlamıyorum Hani hazırlandığım yarışma var ya, teslim tarihi yarın

İyi, tamam. Umarım çabuk biter -Sana bir şey soracağım -Efendim? Ne? Sen Sen neden yani… Senin tipin ne? Ne ne? Ne tipim ne? Erkek tipim mi ne? Bu eski sevgilin gibi bir şey mi? -Onun adı Cenk’ti de -Neyse Neden soruyorsun? Hayrola? Ayrıca senin bana böyle özel soru sorma hakkın yok Tamam, sen de bana sorabilirsin Nedir? Söyle Tamam. Benim tipim yaratıcı kibar, duygusal Öyle bir şeyden bahsetmiyorum Daha dış görünüşten bahsediyorum -Dış görünüş mü? -Evet Benim öyle vücut kasıyla falan pek ilgim yok Yani ben vücut kasına bakmam, kafa kasına bakarım Önemli olan tavırdır Ama şöyle fiziksel özellikleri üç kelimeyle özetleyebilirim Gülüşü sesi ve elleri Yani güzel gülmeli Sesi de güzel, karizmatik olmalı Elleri de etkileyici olmalı Öyle Evet Sen sor Tamam, soruyorum Sence Selin, Ferit’i bırakıp, sana dönecek mi? Kesinlikle Neden? Ferit’le olmaz, olmamalı -Öyle mi diyorsun? -Evet Ellerini öyle yapmana gerek yok, ellerin güzel Biliyorum ellerimin güzel olduğunu Danışmanlığımı kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim Alptekin Bey Muhteşem bir CV’niz var Büyük bir oteller zincirinin başındasınız, daha ne olsun? Eğer sizin için zor olmayacaksa hem kendi işiniz hem burası Alptekin amca, Ferit öyle bir sistem oturttu ki otelde, çok az çalışıyor O zaman danışmanımız olarak sana ilk işini veriyorum Bana daha az çalışıp, çok kazanmanın sırrını öğreteceksin Estağfurullah Benim sizden öğrenecek çok şeyim var Alptekin amca, Ferit’in danışmanlığının onaylanması için imzanız gerekiyor Babam ve ben imzaladım bir de geriye Serkan’ın onayı kalıyor (Alptekin) Biz üçümüz imzaladıktan sonra oy çokluğuyla Ferit Bey artık işe başlamış oluyor Serkan’ın imzası sembolik bu durumda -Teşekkür ederiz -Hayırlı olsun Çok teşekkür ederim Ee? Bir şey içer misiniz? -(Selin) Bir kahve içelim -(Ferit) Olur -Seninle ofise girerken çok geriliyorum -Neden? Herkes geriliyor Herkes senden korkuyor, biliyor musun? Soğuk rüzgârlar esiyor Hiç alakası yok. Gerçekten beni hiç tanımıyorsun çünkü ben gergin bir adam değilim İddiaya var mısın? İçeri girdiğimizde ilk on dakika sinirlenme ben senden özür dileyeceğim -On dakika? -On dakika -Anlaştık -Hadi bakalım Arkadaşlar, Serkan Bey geldi İçeri girmek üzere Bittik. Kim söyleyecek? -Serkan -Pırıl -Serkan -Pırıl (Serkan) Ne oluyor? Aa, Serkan Bey, ne işiniz var sizin burada? -Kendi ofisimde ne işim var? -Evet İstersen bu soruyu bir daha düşün Erdem -Pırıl, ne oluyor? -Bir şey olmuyor Her şey gayet yolunda Bir sıkıntı da pek yok Ben sizi şöyle alsam Teşekkürler Eda (Müzik) Ne oluyor?

Tamam arkadaşlar, ben söylerim. Sıkıntı yok Ne? Abi, şimdi şöyle, bu katıldığımız bir yarışma vardı, hatırlıyorsun Haberim var Ama kurul, yönetmelikte bazı değişikliklere gitmiş Kurul sadece bilgisayar değil, aynı zamanda el çizimi de istiyor Dolayısıyla bizim bu projeyi yarına teslim etmemiz imkânsız Ne güzel (Serkan) Değil mi? Bence bayağı güzel İmkânsız Engin… Engin, biz Biz imkânsız kelimesini bu ofiste kullanmıyoruz Yani o yüzden her şekilde çözeriz Eminim aramızda 24 saatte çizebilecek bir arkadaşımız vardır O yüzden o şekilde çözeceğiz ve bu olay bitecek Mutlaka çizim yeteneği var arkadaşlarımızın ama öyle bir pratikleri yok Bu ofis içinde bunu yarına teslim etme pratiğine sahip olan ne yazık ki bir tek sen varsın Senin de işin başından aşkın Bence boş verelim gitsin. Bu yarışmaya da katılmayıverelim, ne yapalım Öyle bir şey yapmayacağız Engin, iptal etmeyeceğiz Madem koskoca ofiste bir tek ben varım o zaman ben yapacağım Değil mi? Bu kadar basit Bu kadar basit. O yüzden gülümseyin arkadaşlar (Erdem) Niye kızmadı ki acaba? Şu an kızmış olması gerekiyordu Şimdi bizde hep beklenti olacak niye kızmadı acaba diye Onu bekleyeceğiz. Hâlbuki kızıp gitseydi, biz de kurtulsaydık Bekleyeceğiz şimdi niye kızmadı, ne zaman kızacak diye. Hâlbuki– Ben kendime kahve alacağım İsteyen var mı? ‘Okay’ (Sessizlik) Melo, canım, öyle üstlerine sıkmayacaksın Böyle bir iki damla köklerine, o kadar Ne biçim suluyorsun! Tamam Ben ne bileyim Ayfer ablacığım Bende akıl mı kaldı? Vallahi çölün ortasında tek başına kalmış kertenkele gibiyim Bön bön bakıyorum etrafa -Ben niye böyleyim? -Niye? -Bayağı bildiğin kronik işsizim ben -Aa, öyle deme (Müzik) (Mesaj geldi) (Kaan dış ses) Mağazada çalışmıyormuşsun artık (Kaan dış ses) Kaybetmişler seni Benim gibi -Ah! Melo, ne yapıyorsun? -Ayfer ablacığım, özür dilerim Sana anlattığım geçen gün mağazaya gelen yakışıklı bir adam vardı ya, bana mesaj atmış Ne? Çölde vaha buldum Ayfer abla “Adamın nasıl yakışıklı olduğunu” “Sen de gör çok isterdim” “Bak, bak, bak” Görmek istediğiniz kişiyi şu anda gösteremiyoruz Çünkü görmemiş taklidi yapıyoruz “Taktik, taktik, taktik” “Çok merak ediyorsun, biliyorum” “Ediyorum, ediyorum” “Birazcık sabredersen hemen gösteriyorum” “Edemiyorum, edemiyorum” “Beklediğine değecek, biliyorum” “Gerçekten mi?” “Çünkü ben galiba çok seviyorum” “Çok seviyorum” Melo, Melo! Aa! Melo! Aa, delirdi! Âşık oluyorum -Bırak şunu -Aa! Aa! Aa! Ne yapıyorsun? İyi misin? İyi misin? Evet Kızım, sen âşık mı oldun gerçekten? Bu tanımadığınız adamlarla ne yapıyorsunuz siz? Ama Ayfer abla, aşk tanıdığın adamlarla olmaz ki Sen de haklısın Şu bakmama oyunun bitince ben de bir bakayım şu adama. Tamam mı? Ben sana havlu getiriyorum Sakın sıkma bir daha -Tamam -Tamam mı? Tamam Gördün mü Kaan? Her yeri ıslatmışız (Müzik) -Size bir şey soracağım? -Sor

Serkan’ın sağlık takıntısı hakkında ne biliyorsunuz? -Ben anlatayım mı? -Anlat Şimdi şöyle ki biz hepimiz kan vermekten helak olduk Bütün ekip üç ayda bir ‘check-up’a giriyoruz Mesela hapşırdın mı, tıksırdın mı, hele bir yakınım hasta de Ne yapıyor o zaman? Mesela iyi olana kadar git evden çalış diyor Ama iyi olunca da gelemiyorsun -Oo, bayağı ağır vaka -Allah sabrını veriyor -Aa, Selin! -Edacığım, selam -İyi misin? -İyiyim. Neden kötü olayım? -Bayıldığını söyledi Serkan -Bayılmadım Yani, o pek öyle bir şey değil Neyse, iyi olmana sevindim (Telefon çalıyor) Birazdan sizdeyiz zaten Görüşürüz, konuşuruz. Pardon Birazdan mı? Birazdan ne? Gündüz mü? (Telefon çalıyor) Alo? Arkadaşım Erkek’le mi görüşüyorum? Evet, ta kendisi. Ne haber? İyiyim. Hafta sonu keyfini çıkartıyorum -Siz cumartesi de mi çalışıyorsunuz? -Evet. Maalesef Ben de seni arayacaktım aslında. Belki kahve falan içeriz diye düşündüm Olur aslında Ben sizin ofisin yakınlarındayım Tamam, çok güzel olur Ama hemen çıkamayabilirim -Birazcık işim var. Olur mu? -Olsun. Problem değil Tamam. Görüşürüz o hâlde Leyla! Serkan Bey? Engin Bey’e söyler misin, bütçeyi onaylaması gerekiyor Hangi bütçe? Çünkü bin tane falan bütçemiz olduğu için Serkan Bey Sen bütçe de, o anlar Seni de yalnız başına yakalamak imkânsız oldu -Yalnızız şu an. Ne oldu? -Ee, şu dosyaları getirdim Tekrar merhaba Selin Biraz önce bir şey söyledin, birazdan mı dedin? Evet. Size geliyoruz ya bugün Beraber çıkarız Serkan’ın işi bitince dedim Akşam değil yani, gündüz? Evet. Zahmet olmazsa pizza falan söyleriz. Gerçi Serkan yemez de Yok, zahmet olmaz, ne zahmeti. Ama biz misafirlerimizi öyle ağırlamayız Biz? Mardinliler O yüzden biz onu akşam yapalım Ben sizi şöyle güzelce ağırlayayım Yemek yapayım -Peki, öyle olsun. Akşam geliriz -Tamamdır -Görüşürüz -Görüşürüz Akşam görüşürüz Sen nasıl bana gündüz geleceklerini söylemezsin? Yani burada abartacak bir şey yok Gelecekler, dışarıdan yemek söyleyeceğiz ve gidecekler Ya eve girerlerse? Eve girerlerse ne yapacağız? Ne bileyim, benden bir şey isterse, mutfakta bir şey derse ben hiçbir yeri bilmiyorum ki Eda, gelecekler, yiyecekler, gidecekler Olmaz İçeride bir şey lazım olursa? O Selin’in buz mavisi gözlerini dikip hani eve çıkmıştınız demesini istemiyorum -Ben bunu yaşamak istemiyorum -Bir nefes alır mısın? Bana gidiyoruz, eşya alıyoruz Sonra senin evine yerleştiriyoruz. Hadi (Müzik) Misafir çağırdıysan evine gideceksin Başka bir çözüm sunacağım sana Sen eşyaları evime getirmek istiyorsun ya şoför var, mis gibi şoför var O yüzden ben sana şoförü vereceğim şoförle birlikte gideceksiniz, eşyaları alacaksınız benim eve götüreceksiniz. Bu kadar Bugün cumartesi Ben senin için fedakârlık yaptıysam sen de yapacaksın Daha yemek yapacağım Arkadaşlar, tatlı sohbetinizi bölüyorum ama dışarıda bütün ekip sizi dinliyor Bu arada Eda, sen olmadan önce bu ofiste çıt çıkmazdı, biliyor musun? Sen ne kadar muazzam bir adamsın Aynen öyle. Sen yokken çıt çıkmıyordu Ağzına sağlık Engin (Engin) Çıt çıkmazdı Eda çünkü Serkan bir gelirdi, bütün ekibi bir kalaylardı bir güzel hiçbirimizin çıtı çıkmaz, böyle kalırdık. Allah seni inandırsın O zaman iyi ki varım Engin. İyi ki varım Allah bana sabır versin Serkan’ın bugün ofisten erken çıkması gerekiyor Hayır, çıkamaz Çizimleri bitirmesi lazım önce (Eda) Bitiremiyor ki. Yapamıyor Ya telefonu çalıyor ya odasına biri giriyor. Yapamıyor yani O zaman ben halledeceğim Ben bakarım, belgeleri ben çizerim Sen hiç merak etme. Takma kafana Şu belgelerle halletmiş olurum ben hepsini Belgeleri alabilir miyim? -Hayır -Ne yapıyorsun sen? Hayır Eda, bana çizimleri verir misin lütfen? Hayır, çizimini bitireceksin sonra eve gideceğiz, eşyaları alacağız, sana gideceğiz ben yemek yaparken devam edersin Sakin olmaya çalışıyorum şu an O yüzden lütfen çizimleri bana ver

Ya şu an işlerini Engin’in halletmesine izin verir çizimini bitirirsin Bir dakika, bir dakika sen tehdit mi ediyorsun beni? Çünkü tehdit benim en sevdiğim şey -Ya da? -Ya da eski sevgiline yemek yapacak başka nişanlı bulursun Oo! Bir dakika, bir dakika Eda, Selin’e yemek mi yapacak? Abiciğim, hiç kusura bakma Kız yerden göğe haklı Artık ben bir şey diyemiyorum İkiniz de lütfen odamdan çıkın Bak, çok güzel bir dille söylüyorum Lütfen odamdan çıkın çünkü iddia falan umurumda olmaz birazdan -Çıkın! Çıkın! Çık, çık, çık! -Sinirlendin. Sinirlendin, kaybettin Sen şakasın, değil mi? Bunu bilerek yapıyorsun. Kaybetmedim Bak, sesim bile yükselmiyor Lütfen, lütfen çıkın Edacığım, benden bu kadar Daha fazla üzerine gidemeyeceğim Üzgünüm Bu arada Aşkabat’la ilgili belgeler bende. Bir ara kontrol edersin Sinirlendin, kaybettin. Sen şimdi bak, sen şimdi gör. Arkadaşlar hepiniz bana bir bakabilir misiniz? Bugün Serkan Bolat’ın ofisine girmek yasak Telefonla da ulaşmaya çalışmak yasak Eğer bir sorununuz varsa Engin Bey’e sorun -Bana? -Kusura bakma (Müzik) Laftan anlamıyor, laftan anlamıyor Gerçekten laftan anlamıyor (Mesaj geldi) Bir sen eksiktin Buluşmak istiyorsun, harika. Leyla! -Serkan Bey? -Hişt, gel -Ne oldu? -Gel -Geldim -Eda bakıyor mu? (Leyla) Eda bakıyor mu? -Eda bakmıyor -Bakmıyor mu? -(Leyla) Bakmıyor -Gel benimle Hata mı yaptım yine ben? Özür dilerim. Hata yaptım (Leyla) Gerçekten çok özür dilerim -(Serkan) Yavaş, yavaş. Şöyle dön -(Leyla) Nasıl? Anlamadım? Ne yapmam gerekiyor? Ne yapacağım? (Müzik) -Serkan nerede? -O gitti -Nereye gitti? -(Leyla) Gitti. Öyle çıktı gitti (Müzik) -Bu kız iyice kontrolden çıktı -Peki, sizce bu tutku mu yoksa nefret mi? Ben aralarındaki farkı tam şey yapamıyorum Yüzde elli ihtimal var Ya o olacak ya o olacak Mesela senin şu olasılıklara olan ilgini azıcık mukavemet, azıcık statikle mühürleştirsek? Evet, devam edin. Ne olacak mesela? Bende bir ışık mı gördünüz o zaman? (Telefon çalıyor) Erdem -Evet, benim -Çalış Kötü bitiyor, hep kötü bitiyor Ben de tam sizi arayacaktım Aa, bir problem var, değil mi? Yok, tam tersine Bu kız o kadar dırdırcı o kadar kontrol manyağı ki Serkan kaçtı -Öyle mi? -(Pırıl ses) Böyle bir arızaya bağladı bir afralar, bir tafralar Serkan da rahatsız oldu. Çekti gitti Aydan Hanım, ben size söyleyeyim, bu nişan yakında atılır Yok yok, onlar böyle bir iki ay takılacaklar Neyse, bu dönem kavga gürültüyle geçebilir. Sorun yok Yok, ben Serkan’ı tanıdıysam hiç gelemez böyle şeylere Gerçi ben son zamanlarda Serkan’ı ne kadar iyi tanıdığımı da bir sorgular gibiyim ama Çok güzel haberler verdin Pırılcığım. Teşekkürler ‘Bye’ Ayy! (Müzik) Bravo, bravo İyi oyun Neden çağırdın beni Kaan? İnsan çocukluk arkadaşıyla böyle mi konuşur? Kaan, saçmalıklarına harcayacak vaktim yok Eğer bir şey söyleyeceksen dinliyorum, söylemeyeceksen gidiyorum Tamam, tamam. Sakin ol Son ihalede attığın kazık için tebrik etmek istedim seni İki milyonluk kazık. İyi hamle Ben bir şey yapmadım Sen atladın, sen kaybettin Yaptığının karşılığını göreceksin Hazır ol Bana karşı olan nefretin o kadar harika bir şey ki Cidden hoşuma gidiyor. Zinde tutuyor Hayatta bizi güçlendiren şey dostlarımız değil düşmanlarımızdır -Başka bir şey var mı? -(Kaan) Var aslında Piste çıkmıyorsun uzun süredir

Oradayım Ne oldu, yarışmayı mı özledin? Kaybetmekten korkmuyorsan Kaybetmek Tamam Benim sekreterim seninkine ulaşır (Müzik) (Eda) Erdem Serkan’ı gördün mü? -Hayır Görmedin mi? Sence Serkan benden bıkıp ofisi terk etmiş olabilir mi? Sen çok yaşa Eda Serkan Bey ofisi terk eder mi? Ofisi terk eder Tamam, anladım (Erdem) Ofisi terk etmiş (Müzik) Alo, Fifi -Benim başım dertte kızım -(Figen) Ne oldu? (Eda) Şimdi şöyle Fifi? Senin burada ne işin var? Geçiyordum, uğrayayım, bir sana bakayım dedim Ama bu senin geçiyordum, uğradımların beni korkutmaya başladı Bu ne yapıyor orada? Tipe bak (Figen) Dövmeye bak, tipe bak, Allah aşkına Gidip ısırayım ben bunu Sen niye insanları ısırıyorsun Fifi? Geçen gün de birini ısırmışsın Kızım, normal diyalog kurmaya çalışsana Beni takip etme falan de Üf, konuşmaya üşeniyorum Isırınca daha kolay oluyor Allah aşkına Neyse, ne oldu? Şöyle, Selin’le Ferit bu akşam Serkan’a geliyor Ve bizim birlikte yaşamadığımızı anlayacaklar Sen bu Selin’le niye bu kadar ilgileniyorsun? -Serkan mı ilgileniyor yoksa? -Yok, yok O hiç ilgilenmiyor Zaten sorun da bu. Onun umurunda değil Selin’in beni bir an önce kıskanması lazım Eda, sen böyle bir insan değildin Sana ne oldu? Ben de bilmiyorum, boş ver Benim özel eşyalarımı, kıyafetlerimi, birkaç obje onları Serkan’a bırakır mısınız? Tamam, hallederim Şu tuhafı da alayım mı? Bilmiyorum, bugün ofis çalışıyor Mesaisi olabilir Ama Erdem bu. Olmayabilir de Dur, benim bir işim var Ben çözeceğim. Alırım onu -Sen bana adresi bir daha yolla -(Eda) Yolluyorum Serkan -Bu ne yapıyor? -(Figen) Hiçbir fikrimiz yok -Ben de her yerde seni arıyordum -Hayrola? Bir sıkıntı mı var? -Yok. Kendimizi gösterelim dedik -Kime? -Ofistekilere mi? -Eda nereye, biz oraya Eda’yı mutlu eden, bizi de mutlu eder Ama Eda’nın canını sıkan, bizim de canımızı sıkar -Bir tür gövde gösterisi -Anladım Ben içerideyim Sen var ya, süper bir arkadaşsın Süpersin, süpersin, süpersin (Engin) Ceren ben birazdan çıkarım herhâlde On dakikaya kadar da yanında olurum -(Pırıl) Müşteri mi? -Hayır. Bir arkadaş Anladım. Şunlara bir bakarsın o zaman Pardon. Bir iki şeye bakmam gerekiyor da seni çok kısa bekleteceğim Ceren Aynen, tavan yüksekliği Ceren, bu şey fikri de çok iyi oldu, çıkıp açık havada yürüme falan Ben de çok bunalmıştım ofiste artık Sen işin ortasında açık havada yürümeye mi çıkıyorsun? Evet Cerenciğim, seni de beklettim, kusura bakma. Çıkıyorum hemen Sen de gelsene -Ben doğru mu anladım? -Ne anladın? Sen açık havaya yürüyüşe çıkıyorsun biriyle ve beni de çağırıyorsun İşin de tam ortasında -Süper -Neyse, ben bir iki saate dönerim Pardon Ceren Biz Edalara niye gidiyoruz? Taşınması gereken bazı eşyalar var -Nasıl eşyalar? -Taşınabilir eşyalar -Nereye taşınabilir eşyalar? -Serkan’ın evine taşınabilir eşyalar Kendi rızasıyla mı taşınabilir eşyalar? Yani eşyalar değil de Serkan Bey’in rızası var mı bunun için? Serkan’ın niye rızası olmasın ki Eda’nın taşınmasına? Şey diye dedim O da bir bakış açısı da Şimdi Serkan Bey yalnızlığına çok düşkündür Onun hayatına randevuyla girilir Selin randevusuz girebiliyor mu? Cevap versene

Se-Selin Hanım’la Serkan Bey çok yakındırlar yani Hep yakın olmuşlardır Abi, ileriden sağa döneceğiz Orada iniyoruz biz Konuşacağız seninle Selin’i Halledeceğiz hepsini -Daha çok işin var mı? -Var Bir şey soracağım Eğer istersen peyzaj çizimlerini ben yapabilirim Sen? Önce bir gör, sonra beğenme Bu nasıl ön yargı? Peki. Al bakalım Dene (Müzik) (Engin) Avukat olduğunu biliyorum da sen ülkenin en büyük hukuk firmasındasın galiba, değil mi? Öyle O zaman sen bayağı bayağı sağlam bir avukatsın Aslında ben daha yeni çalışmaya başladım orada Yani kendi müşterilerimi bulmaya başladıkça dikkatlerini çekerim diye umuyorum Ben yapacağına eminim Bu arada çok iyi geldi açık havada yürüyüş yapmak Bana da Siz de çok fazla çalışıyorsunuz sanırım Evet. Serkan işte Elinden gelse ofiste yaşayacak adam Bir de sarışın bir kadın var -Selin -Selin -Evet -O da sizin ofiste çalışıyor, doğru mu? Evet. O da çok çalışkandır Onlar zaten Serkan’la bayağı yakınlar Ben görüyorum. Değil mi? Sen benim ağzımdan laf mı almaya çalışıyorsun? -Çok mu belli ettim? -Çok belli ettin tabii Ama direkt olarak sorabilirsin bana. Sıkıntı yok Selin de mükemmeldir, müthiştir Ama Serkan ne yapsa, onun için tamamdır Nasıl yani ne yapsa onun için tamamdır? Şöyle, Serkan asosyaldir, tamam Gece çıkmayı sevmez, ona tamam Geç vakte kadar çalışmak ister, tamam Akşam bir yerlere çıkalım, hiç sevmez. Ona da tamam Ama Eda işte, Eda biraz farklı Eda ateş gibidir. Eda ne derse odur, fevridir. Onun üstüne laf söyleyemezsin Tabii canım, onu anladık zaten Adamın ilk günden koluna kelepçe taktı Bir gün toplantıdayız, Eda bir anda daldı içeri yürü dedi, halama gidiyoruz kahve içmeye Bizimki arkasından tıpış tıpış gidiyor Biz hepimiz gözlerimize inanamadık Ben ilk defa Serkan’ın iş dışında başka bir şeyle kafasının meşgul olduğunu görüyorum İnanılmaz bir şey Bunları duymak güzel bir şey benim için (Ceren) Teşekkür ederim bu haberler için de bu arada Bundan sonra bir şey sormak istersem dolaylı yoldan sormak yerine gelip direkt sana soracağım arkadaşım Tamam, anlaştık (Sessizlik) Eklemek istediğin bir şey var mı? Ne oldu? Neden yırtıyorsun? Neyini beğenmedin? Tekniğini mi? -Tekniği gayet iyi -Ee, o zaman? -Ruhu yok -Bunu bana sen mi söylüyorsun? Eğer çocuk gibi söyleneceksen dışarı çıkabilirsin -Benim harcayacak vaktim yok çünkü -Tamam, haklısın Neyini beğenmedin gerçekten? Ne sorunu var? Teknik olarak bilgisayarlarda zaten mükemmel çizimler var Onların istediği binanın kimliğini bahçenin ruhunu görebilen çizimler Anladım. Bir daha çizeceğim -Beğenmezsem bir daha yırtacağım -Tamam, anladım (Müzik…) (…) Bir daha (Müzik…) (…)

Bu? Bir daha (Müzik) (Eda dış ses) Eşyalar hazır mı? Halama bir şey çaktırmadınız, değil mi? (Müzik) Merhaba -Aa! -(Erdem) Şey ben sizi tanıyorum -Evet, nişanda tanışmıştık -Doğru, nişanda -Erdem ben Erdem, memnun oldum Kalmışsın ayakta. Geç Yok, yok. Ben kızları bekliyorum Taşınmaya yardımcı olacağım da -Ne? Ne taşınması? -Bu Eda’nın hani taşın– Sen tut -Kim taşınıyor? -Taşınma yok Taşıma var Ee, biz bir taksi bulalım Aynen. Siz taksi, hadi yürü. Yürü -Ben de onlara gideyim -Hayrola Melo, kim taşınıyor? Ne oluyor? Ee kimse taşınmıyor Kimsenin taşındığı yok -Nereye gidiyor bunlar? -Ee derneğe -Dernek? -Eda bağışta bulunuyor -(Ayfer) Aa! Ee, şey, böyle işte, tozlu enerjiler gitsin yerine yeni, güzel enerjiler gelsin diye -Bu gömleğini? -(Melek) Evet Bunu hayatta vermez En sevdiği gömlek Ee, şey, o yeni bir çevreye giriyor ya, yeni çevreye girdiği için adapte olması gerekiyor Ondan öyle onları da veriyor Aa, bunları hep kendi harçlığıyla aldı, hayatta vermez Bir şey söyleyeceğim, sen niye kendi eşyalarını vermiyorsun Eda’nınkileri götürüyorsun? Gidenlerde benimkiler de vardı. Vardı Bu tüylü terliği de? Ve gecelik? Hayır işte Kime hayrının dokunacağını bilemezsin -Takım bozulmasın dedik biz -Takım bozulmamış -(Melek) Evet -Hadi, hayır için götürün -Çok teşekkürler Ayfer ablacığım -Hayırlı olsun (Melek) Sağ olasın (Müzik) Bence bu oldu (Sessizlik) Şımarmak yok Gerçekten yeteneklisin -Gerçekten? -Evet (Müzik) Pardon. Düşünmeden hareket ettim Sen? İnanması zor Gerçekten öyle Sana aşırı gıcık olsam da bursumu kestiğin için insanlar yeteneğimi hâlâ göremese de sen efsane bir mimarsın Yani bunu senden duymak bayağı gurur verici Proje dosyasına koyabilirsin Tebrik ederim (Serkan) Bu arada bana bir şey borçlu değil misin? Mesela? Bir özür On dakikayı geçti Unuttun sanmıştım (Müzik) Özür dilerim Güzel Gidebiliriz Eve gitmeden beş dakika bir yere uğrayabilir miyiz? Ama evde çalışmam lazım Beş dakika Hadi (Hareketli müzik) -(Eda) Dur, dur, dur! -(Serkan) Burada? (Eda) Evet, dur (Pazar ortam sesi) (Müzik) (Eda) Kolay gelsin

(Pazar ortam sesi) (Müzik) Hadi -(Kadın) Hoş geldin -(Eda) Hoş bulduk -Bostan patlıcanı -Bana ayırsana -(Kadın) Tamam. Ne kadar? -Birazdan uğrarım Ayır işte bir kilo (Kadın) Tamam, ayırıyorum sana Bir şey diyeceğim Beş dakika uğrayacağım yer burası mı? Evet, sebze, meyve alacağım Seyfi’ye söylerdik, her şeyi gelip alırdı Ben öyle yapamam, karar veremem ki Benim görmem, koklamam lazım, hangisi en taze, en güzel Akşam menüyü ona göre uyduracağım ya Beş dakika halledeceğim, çıkacağım -Günaydın, kolay gelsin -(Erkek) Günaydın (Erkek) Eda Hanım, hoş geldiniz Bir şey lazım mı? -Evet. Sumak, pul biber -(Erkek) Tamam -Çörek otu da alalım -(Erkek) Tamam Bir şey diyeceğim Sen bu menüyü uydururken ben de seni arabada bekleyeyim Zaten işlerim var. Email atmam lazım -Arabada bekleyeceksin? -Evet Ben senin burada eski sevgiline sebze, meyve alışverişi yaparken sen beni arabada bekleyeceksin? -Evet -Bak bakayım bana -Köri de koydun mu? -(Erkek) Hemen koyuyorum Hah -Çok güzel görünüyorlar -(Erkek) Hoş geldiniz, merhaba Hoş bulduk -Bir kilo alalım mı? -Tabii Sen bunu hallet Ben de patlıcanları alayım -Nasıl gidiyor? -Çok şükür. Sizde nasıl? Gayet iyi Fazlası var, eksiği yok -Değil mi? -Aynen Buyurun -Ne kadardı? -Beş lira Beş (Serkan) Beş Şöyle verdim. Kalsın Bunu da al Çok güzel kokuyor, bak Kokla kokla -Mis gibi -Evet -Bir kilo alalım -Tabii (Hareketli müzik) Meyve de alalım -(Serkan) Neden olmasın? -Buyurun -Teşekkürler -Afiyet olsun -Hoş geldiniz -Hoş bulduk, kolay gelsin Çok güzel Evet, onu alalım. Bir de kiraz deneyelim Bir şey diyeceğim, yaptığın şey hiç ama hiç hijyenik değil Yani gıda hijyeni diye bir– Alalım bundan Ben her şeyi çok güzel sindiriyorum, sen hiç merak etme -Eminim -Önce bir deneyeyim Bayağı güzel. Alalım Denemek ister misin? -İstemiyorum -Neden? -Ağızdan ağıza yiyemiyorum -Pardon -Ne kadar borcumuz? -(Erkek) 30 lira (Serkan) Şöyle verdim Üstü kalsın -Sen delirdin mi? -Ne oldu? -Kolay gelsin -(Erkek) Teşekkür ederim Sen 30 liralık alışverişe 170 lira bahşiş mi bıraktın? Kendini nerede sanıyorsun? Ne olacak? Adam işini iyi yapıyor, hoşuma gitti Sen daha önce pazara gelmedin mi? -Sence? -Pardon, neyi soruyorsam? Burada herkes işini iyi yapıyor Ama insanlar da bir şeyin en ucuzunu ve en kalitelisini almaya geliyor Derdimiz o mu yani, en ucuzunu mu almak? Evet. En ucuzu ve en kalitelisi Yani bahşiş dağıtmak değil Tamam. Ben dağıttım İyi, neyse. İlk gelişin Ama yakıştı eline Koskoca Serkan Bolat elinde pazar poşetleri -(Eda) Kolay gelsin -İyi günler (Serkan) Gerçekten inanılır gibi değilsin Bir pazar keyfi yaşayacağım diye iki saatimi çöpe attın Bir dahaki gideceğin yere helikopterle gidersin, telafi edersin Ne olacak? Ayrıca bir insan 30 yaşına kadar nasıl pazara gitmez? Hişt! Seni kavanozda mı büyüttüler? Hişt! Sen bir baş belası mısın? Gerçekten ne yaparsam yapayım, hepsini sabote ediyorsun Ve en kötü tarafın ne, biliyor musun? Hiç ama hiç susmuyorsun Ama sana güzel haberlerim var Aa! Sana öyle yemekler yapacağım öyle âşık bakacağım öyle kıskandıracağım ki Selin’i

Selin, Ferit’ten yarın ayrılacak Ve ben de Neyse Hayır. Hayır, onu yapma En nefret ettiğim şey bir cümleye başlayınca bitirmemek Sen de ne? Sensiz bir güne uyanacağım. Buydu Düşünsene, yarın bir kalkıyorum, hayatımda sen yoksun Dünyada bundan daha büyük mutluluk yok Nerede o günler, var ya Emin ol, bugünü dört gözle ben de bekliyorum Ben de Yandayım Çok da umurumda Sirius Serkan Bolat bu dünyadaki en gıcık insansa bir kere havla Bence de Aa! O ne? Bu, nişan sözleşmesi Nereden buldun bunu? Ama iyi fikir, biliyor musun? Keşke yesen de kurtulsam Ben şimdi bunu nereye koyacağım ki? Neyse, takıntılı Serkan Bey buna da takar O yüzden ben buraya koyayım Nereye konulacağına kendi karar versin (Aydan) Aa! Aa! Ne oluyor? Seyfi! Aydan Hanım Gel bakayım, bırak onları Ben hemen geliyorum Ne oluyor böyle koliler falan apartman gibi dikilmiş üst üste? Ben de çok merak ediyorum ama yakışık almaz diye de soramıyorum Ne yakışık almaz? Sen benim elim kolumsun, tabii ki soracaksın Aslında o kadar da boş değilim Bir gözlem yaptım Anladığım kadarıyla Selin Hanımlar akşam yemeğe gelecekler Eda Hanım ve tatlış arkadaşları da Serkan Bey’in evini düzenlemeye gelmişler Aa! Düzenleme! En bayıldığım Kahvemi içip geliyorum -Kızlar -Dada’m Hemen geliyorum (Eda) Kızım, bu ne hâl? Bütün evi toplasaydınız (Melek) Hiç vallahi ya İşte Fifi koyu renkli şeyler yapalım dedi Ben de ne koyu renklisi ya, şöyle cıvıl cıvıl açık renkler olsun rengârenk olsun dedim Biz karar veremedik, hepsini getirdik Bu ne? İşte sen Serkan’ın evine biraz kadınsı dokunuşlar yapacağız demedin mi? Onun için getirdim Kadınsı dokunuş bu mu Melo? Sen nasıl izin verdin? Sence dinledi mi? Ya, bence gayet tatlı Ne kadar tatlı, bak Ne diyeceğim neden benim her dokunduğum iş böyle darmadağın oluyor? -Fevrisin -Ben? -Çabuk gaza geliyorsun -Ben? Aa! Siz beni hiç tanımamışsınız Bu ne diyor ya? (Melek) Bak, bunları da getirdim -(Melek) Bak, şu siyah olanı– -Aa! Bu Sirius var ya, gerçekten Serkan gibi asil Yani böyle duruşunda falan bir böyle doçentlik durmuyor mu onun? Profesör bir hâli yok mu? Sen bir de siyah mısın? Çok tatlıymış -Bak, kitaplarını da getirdim -(Seyfi) Eda Hanım! Eda Hanım, kırmızı alarm Aydan Hanım geliyor Kızlar, Aydan Hanım gelince onu bir izleyin -Niye ki? -Siz izleyin, anlayacaksınız Biz niye şimdi böyle soğan gibi yan yana dizildik? (Eda) Bekle (Eda) Bak bak! Merhabalar Merhaba Arkadaşlarım, Melo, Fifi Aydan Hanım, Serkan’ın annesi -Fifi -Melo Arkadaşların da aynı sana benziyor Çok hoş Fifi Bence iyi bir şey söyledi gibi Hakaret eder gibi söyledi ama Anladınız mı şimdi? Bunlar mı yerleşecek eve Sevda? Evet ama hepsi değil, bazıları Sana niye Sevda diyor? -Sevgisinden, sevgisinden -Hım Bak şimdi, Mona Lisa gibi Gülüyor mu, alay mı ediyor belli değil. Bak (Figen) Alay ediyor Cık. Gülüyor ya Şimdi onu bırakacak Elleriyle başını tutacak Kafam kopsaydı da bu kolileri görmeseydim der gibi. Bak

Harikasın kızım Sevda, buraya gelir misin canım lütfen? Eda geliyor (Eda) Buyurun Aydan Hanım -Selinler mi geliyor ziyarete? -Evet Peki, sen bu evde yaşadığına bu tüylü aynalarla mı ikna edeceksin onu? Başka çarem yok Öyle çok ani oldu ya, bu akşam geliyorlar Bir patavatsızlığının insanları ne hâle düşürdüğünü görüyorsun, değil mi Sevda? Seyfi, kolileri açıyoruz -Yardım eder misiniz? -Tabii tabii (Hareketli müzik…) (Konuşmalar duyulmuyor) (Konuşmalar duyulmuyor) (…) (Konuşmalar duyulmuyor) Aydan Hanım, teşekkür ederim Belki siz olmasaydınız bu kadar iyisini yapamazdık Rica ederim Sevda Eda Edacığım, biz artık gidelim Size kolay gelsin Görüşürüz. İyi ki varsınız Eda Yok bir şey Ben de kızları yolcu edeyim İşte bu taşındığı evdeki adamın zevkine saygı duyan ama bir dokunuşuyla her şeyi değiştiren bir kadın Cidden iyi oldu -Selin yatak odasına da bakar -Ne? Neden baksın yatak odasına? Kıskanıyorsa bakar. Bir yolunu bulur Oraya birkaç parça eşyanı koy Ayrıca eve hâkim olduğunu göster Mutfak dolaplarını da ezberle Elinden geleni yap, hadi Görüşürüz bebeğim Görüşürüz anne Serkan Serkan, kalk! Kalk kalk! Yatak odana bir şeyler koymamız lazımmış -Selin oraya girmez -Girermiş. Annen söyledi. Bakar dedi Bakar dediğine göre bakabilir Hadi, odanı karıştırıyormuş gibi olmak istemiyorum Eda, gerek yok Selin ilk defa birini kıskanıyor dedin, değil mi? Bir kadının neler yapabileceğini senin aklın almaz O yüzden benimle gel Hadi (Eda) Hadi Evet, ne yapıyoruz? Ne yapıyoruz? Ay! Alamadım -Ben bu eşyaları yerleştireyim -Tamam Sonra seni rahat bırakacağım (Hareketli müzik) -İpek gecelik -Evet Bunlar da şuraya. Ne tarafta yatıyorsun? O tarafta -Uyku maskem -Tabii, uyku maskesi Uyku maskesi olmadan zaten Selin senin burada yattığına asla inanmazdı -Giysilerin için mi? -Evet Herhangi bir raf seçebilirsin -Herhangi bir raf mı? -Evet Öyle olmaz. Yani tek raf olmaz Bak, biz nişanlıyız, birlikte yaşıyoruz Bayağı bayağı birlikte yaşıyoruz O yüzden bu dolabın tek rafı senin, diğer tüm rafları benim olmalı Yani normal olan bu Peki O zaman sen bunu olması gereken yere yerleştir Ben devam edeyim -Diş fırçan -En önemli detay bu En önemli, gerçekten (Hareketli müzik) (Geçiş sesi) Bu arada bugün yaptıkların için ruj bende kalacak Ki çok merak ediyorum, arabaya ne yazacaktın? (Geçiş sesi) (Figen) “O fiyata kabul edecek birilerini elbet bulursunuz Ama bizim kalitemizden mahrum kalırsınız.” Aynen böyle yaz Gülümse Gayet eminim. Onlara muhtaç değiliz Ya, bir şey söyleyeceğim

Keşke benim de böyle işler önüme dizilse de ben de reddetsem senin gibi Ama tam olarak reddetmiş değilim, ayak yapıyorum Bizden başkasına giderlerse onların da işine gelmez Fifi, sen ne iş yapıyordun? (Telefon çalıyor) Söylemiştim arayacaklar diye Alo Pardon, sesiniz gelmiyor Evet Bu kız böyle ne yapıyor belli değil (Mesaj geldi) Buluşalım mı? Da neyi düzelteceksin? Yaşasın! Yaşasın! Yaşasın! Hayırdır, bu hâl ne? Nasıl bir durumlar var, alayım Ee, şey, var Var. Bir durumlar var da Ben şimdi anlatmasam sana Yani böyle anlatınca havaya giriyorum Havaya girdikçe de böyle beklentim yükseliyor, yükseliyor, yükseliyor sonra da hayal kırıklığı oluyor Sen nasıl istersen ama unutma, her darbe seni daha da güçlü yapar Çak kız, evet Sen de zaten çok güçlüsün Yani iyi mi dedin, kötü mü dedin anlamadım ama olsun Kız, seni çok seviyorum Evet, bitti mi? Neredeyse. Son bir şey var Bu senin -Kupa? -Evet (Eda) Benim en sevdiğim kupam Ruh hâline göre renk değiştiren Sence kendi ruh hâlimi anlamam için kupaya mı ihtiyacım var? Biraz mantıklı olma ya Yani birazcık arama mesela mantık Bak, üzüntülüysen siyah, mutluysan beyaz, heyecanlıysan mavi âşıksan kırmızı Çok eğlenceli, bence bir dene Peki, tamam, deneyeyim Aa! Yeniliklere açık bir Serkan Bolat Şu an ağlayacağım -(Eda) Merhaba -(Seyfi) Merhaba -(Serkan) Seyfi -(Seyfi) Serkan Bey, hoş geldiniz Şimdi, akşam ne yemek istersiniz, ne yapayım size? Seyfi Bey, siz hiç rahatınızı bozmayın Bugün yemekleri ben yapacağım Eda Hanım’ın çok ince bir mizah anlayışı var, güzel İnce bir mizah anlayışım var, orası doğru Ama burada şaka yok Yemekleri ben yapacağım bugün Ama Serkan Bey’in yemeklerini ben yapıyorum O her şeyi yemez (Seyfi) Yani şöyle, yine yemekleri siz yapın Ama ben en azından bir menüye göz atayım Bence siz ne yapın, biliyor musunuz? Bugün izin yapın Gidin en sevdiğiniz şeyleri yapın mesela Ben dışarıda boş boş ne yapayım? Yani şimdi benim en sevdiğim şey işim Biriniz de işinizi bu kadar sevmeyin lütfen Dışarıda kocaman bir hayat var Seyfi, Eda haklı (Serkan) Bugün dinlen Peki Bir de iş demişken benim çok önemli bir telefon konuşmam var Eda Hanım, biliyor musunuz, ben size çok hayranım O ne demek? Yani böyle her şeyin oyun olduğunu biliyorsunuz ama yine de en iyisi olsun diye elinizden geleni yapıyorsunuz Evet Ben Serkan’a kızıyorum bu konuda ama galiba ben de mükemmeliyetçi ve hırslı biriyim Evet, Serkan Bey zor biridir (Seyfi) Bazen çok sert göründüğünü de biliyorum Ama inanın, haklı nedenleri var Sizinleyken uzun süredir kendinden bile sakladığı bir tarafı görüyorum Umarım bir gün bu oyun bittiği zaman mutlu ayrılırsınız Umarım bu oyun bir an önce biter Ben yıllık iznime gidiyorum o zaman -Şaka -Hoşça kalın Seneye görüşürüz Teşekkürler Teşekkürler Evet, seni mağazada göremeyince üzüldüm Kovulma sebebin ben değilim, değil mi? Sizinle bir alakası yok Ben zaten çok sıkılmıştım, zaten o işi bırakacaktım Sizli bizli konuşmasak Sonuçta ben sana sen diyorum -Mahsuru yok, değil mi? -Yok Yok. Nasıl bir mahsuru olsun ki zaten? Yok, öyle Benim iş deformasyonu

Herkese siz deyince sizin gibi herkes Siz herkes gibi değilsiniz Bence ben herkes değilim Allah Allah ya! Kozmetikçi bir arkadaşım var Ona senden bahsettim Bana önerdiğin parfümü nasıl severek ve beğenerek kullandığımı anlattım İş arıyorsun, değil mi? Proje bazlı çalışıyorum ben Ee, mesela zaman zaman hosteslik de yapıyorum İyi geldi ya aslında bana, böyle ben de biraz dinlenmiş oldum Aramıyorum aslında bir şey ama Bence bu yeteneğinin üstüne gitmen gerekiyor Öyle mi? Kadın parfümü konusunda da nokta atışı yapabiliyor musun? Benim burnum çok iyi koku alır Belli Tıkalı biraz (“Son Feci Bisiklet – Bu Kız” çalıyor) “Bu kız beni sever” “Bu kız beni öldürür” “Bu kız bana güzel hayaller gördürür” “Bu kız beni tutar” “Ve kendine çeker” “Bu kızla bana bir oda, bir yatak, bir kütüphane yeter” “Belli ki bir sır vardı onun sesinde” “Her düşündüğümde onu beyaz elbisesinde” “Bela bulur beni” “Ve uyku kaybolur gibi” “Bu kız beni görünce gülümser” “Bu kız beni sever” “Bu kız beni öldürür” “Bu kız bana güzel hayaller gördürür” “Bu kız bana güzel” İyi misin? İyiyim. Çok iyiyim Yemek yaparken müzik dinlemek beni keyiflendiriyor Böyle dans etmek falan Rahatsız mı oldun? Dağınık çalışıyorum Ama toplayacağım, merak etme Orada yarım kilo tereyağı var Ne pişiriyorsun? Patlıcan kebabı Gaziantep yemeği yapıyorum Mardinli değil miydin? (Eda) Nasıl yani? Mardinliyim diye başka şehrin yemeğini yapamaz mıyım? Pilav da yapıyorsun Ona pilav deme, üzülür O perde pilavı Bol tereyağlı, bademli, kuş üzümlü, hamurlu On bin kalori Yani, yediğinde oturduğun yerden bir saat kalkamazsın Ya Ama Selin asla yağlı bir şey ağzına sürmez Siz bayağı bulmuşsunuz birbirinizi Hani yağsız, şekersiz, tatsız tuzsuz falan Misafir umduğunu değil, bulduğunu yer Bunları yiyecek Selin Hanımcığım Evet, anlaşıldı Anlaşılan yemekleri ben yapacağım Aa! O ne demek, ne yapıyorsun? Yani sağlıklı bir şeyler yapmam lazım Sen bana meydan mı okuyorsun? Çok şekersin Evet, müsaade eder misin? Ne yapacaksın peki? Sağlıklı, lezzetli, güzel bir şeyler yapacağım Tamam bakalım. Sen yap yemeğini, ben de yapayım kebabımı Sonra karşılaştıralım hangimizinki daha iyi İyi olan kazansın Anlaştık Sen misafirlere yeşillik falan yedireceksin Çek elini, tamam, ben keserim Elini keseceksin -Yardım ederim -Bir izin verir misin? Oo! Çok havalı! Sen bu kadar iyi yemek yapmayı nereden biliyorsun? Ya bir şeyi çok iyi yaparım ya da hiç yapmam Beni gitgide şaşırtıyorsun Serkan Bolat İzle ve gör Eda Yıldız (Hareketli müzik) Nasılsın bugün? Daha iyi misin? Seyfi bak, bacağı hızla iyileşiyor, gördün mü? Evet, maşallah sana

Sen niye buradasın, niye yemek hazırlamıyorsun? Geç kaldın, koş Ee, Eda Hanım istemedi Aa! Selin’i ağırlamak için özel şef mi tuttu yoksa? Sevda’dan hiç bunu beklemezdim Şef de istemedi Kendi yapıyor Kendi yapıyor? Evet, bizzat mutfağa girdi, elleriyle yemek yapıyor Serkan Bey de yardım ediyor Ben bir bakayım Gel Seyfi (Hareketli müzik) Aa, Seyfi Benim oğlum tencere mi karıştırıyor? (Seyfi) Çok da profesyonel duruyor Serkan yemek yapmayı nereden öğrenmiş? Serkan Bey’le ilgili bir gizem daha Bunlar sahte nişanlılar için fazla içli dışlı değiller mi Seyfi? Aman, bir iki dakika iyi geçindikten sonra üçüncü dakika kesin bir olay çıkıyor zaten Aydan Hanım Çok da şey etmeyin, boş verin Ne pişiriyor onlar öyle? Patlıcan mı o? Patlıcana da bayılırım -Ne yapıyorsan çok güzel kokuyor -Denemek ister misin? Olur (Serkan) Gel Bayağı lezzetli (“Josh Powell & Marc Williams – Beat Roadrunner” çalıyor) (Eda) Bakalım hangimizin yemeği daha lezzetli Yani normalde asla kızarmış bir şey yemem ama hadi senin için Koklamak ister misin? Mmm -Elinle? -Evet, böyle yenir Biliyorum, çok sağlıklısın, çok iyisin, çok kaslısın ama kesin denemelisin Hım Bayağı güzel -Yersin -Yo, iyiyim -Yersin -Gerçekten iyiyim Ama bir şey diyeceğim eğer sağlığıma bu kadar düşkün bir adam olmasaydım komple o tepsiyi yerdim Yani ellerine sağlık Afiyet olsun. Sıra seninkinde Gel (Serkan) Evet Yemek, tattan önce göze hitap eder Önce gözünü kamaştıracak, sonra kokusunu alacaksın Sonra da tadına bakmak için çıldıracaksın Hazır mısın? Al bakalım Nasıl? Bu çok lezzetli olmuş Yani diyecek bir şey bulamadım Ama tek eleştirim pek doyurucu olmaması Olay tam da bu Tadı damağında kalacak Sos, birazı dudağında kalmış Gördün mü şu hamleyi? Mutfak dar, o yüzden Çok korkuyorum Seyfi bu kız benim oğlumun aklını çelecek diye çok korkuyorum Öyle şey hiç olur mu Aydan Hanım? Serkan Bey’in aklıyla kim baş edebilir? Değil mi? Ben ne diyorum yani? Kazanan senin tabağın, günün birincisi Oldu mu? Kazanmayı çok seviyorum Evet, güzel. Gerisini Seyfi halleder Seyfi gitmedi mi, nerede? Yo, şu an o manejin yanında bize bakıyorlar Aydan Hanım, Seyfi Bey, gelin kahve içelim Aa! Dün elmas küpem düştü de onu burada arıyoruz -Nerede bu küpe? -Hiç göremedik de

Siz keyfinize bakın, afiyet olsun -Afiyet olsun -Hay Allah Bir şey söyleyeceğim Ben çok kötü yemek kokmuşum Duş alabileceğim bir yer var mı? Bende alabilirsin (Müzik) Allah Allah (Telefon çalıyor) -Telefon çalıyor -Çalsın (Telefon çalıyor) Telefon Evet, bölüyor şu an Böldü, açayım Evet, zaten açmam gerekiyormuş -Alo Dadacığım -Alo Melo, benim elbiselerim nerede? Bir tane küçük bir kutu vardı, onun içine koymuştum, koymamış mıyım? Küçük bir kutu olacaktı, onun içine koymuştum ben -Hayır, koymamışsın -Erdem taşıyordu en son Benim ufak bir işim var, ondan sonra arayıp öğrenirim Of, kesin bir yerde bıraktınız Ben ne yapacağım şimdi? Tek bir tane elbisem yok Çıplak kaldım kızım Bir kot şort, bir tişörtüm vardı, o da yemek kokuyor (Melek) Dadacığım, ben bilsem öyle yapar mıyım hiç? Tamam, ben halledeceğim Ceren’e mesaj atacağım yani O ödünç verir bana. Neyse, hadi öptüm Tamam, ben de kapatıyorum, hadi güle güle Öyle arkadaşım aradı, bir şeyler sordu Çok pardon Oo, pa-pardon Ben eşyalarımı almaya gelmiştim, ne bileyim Ha, ben giyinmeye gelmiştim Mantıklı olanı yapmışsın tabii Ama bir şey var Melo benim kıyafetlerimi koymayı unutmuş, yani elbisem yok Yani sana bir gömlek vereyim istersen -Ben bir daha bakayım, bir dakika -Bak -Galiba beğendiğin bir şey bulamıyorsun -Şu an öyle bir seçim yapma şansım yok Yani tek bir tane bile kıyafetim yok O zaman gömlek vereyim Yok, ben hallettim Ceren’e mesaj attım şimdi Yani birazdan getirirler Ben giyinmeyi düşünüyorum senin aksine -Tabii, çıkayım ben o zaman -Nasıl istersen Tamam, geldim eve, bakıyorum Evet Ha, burada… Ha! Evet, buradaymış Hah. Sen onları orada bir yere saklasan Lütfen, ne olur. Ben sonra gelip alacağım onları, tamam mı? Nereye saklayayım? Tamam Nereye saklayayım ben bunu? Aa! Ay! -(Ayfer) İyi misin? -İyiyim Senin adın şeydi, Erdem! Erdem ben Hayırdır? Biz bu kutuları aldık falan tabii taşırken Serkan Bey’in evine götür onları falan derken unutmuşum bunu burada -Serkan Bey’in evine mi? Şimdi Eda oraya taşınınca eşyaları ne yapsın, dursun mu burada? Onları da taşıyalım demiştik Ha, siz bu eşyaları Serkan Bey’in evine taşıdınız, öyle mi? Ha (Erdem) Ben aslında şu an kutu taşıyorum diye laf taşımış oldum -İyi de oldu -Sizin için iyi oldu belki ama Ben o zaman şey yapayım, bu kutuyu da hazır taşıyamıyorken buraya bırakayım ben -(Ayfer) Ver -Tamam ama siz rahatsız olmayın -Yok, tamam O zaman ben laf taşıyormuş gibi kendimi dışarı taşıyayım Zahmet oldu Ah, Eda Bir haltlar çevirdiğiniz belliydi O yanındaki Melek değil, şeytan Pozitif! Pozitif düşün Lütfen pozitif düşün (Melek) En yakın arkadaşım Eda’yla birlikte aynı evde kalıyoruz (Melek) Onun halası da alt katta yaşıyor Eda da çok âşık Jet hızıyla nişanlandı

Yani ben eve varmadan Serkan’la evlenmiş olur belki de -Senin arkadaşın Eda -Evet Serkan Bolat’la nişanlanmış olabilir mi? -Evet -Sen ciddi misin? -Evet -Serkan benim çocukluk arkadaşım Gerçekten mi? Allah Allah, bak sen tesadüfe Melek, ben seninle tekrar görüşemem -Neden? -Serkan artık benden hiç hoşlanmıyor Sana zorluk çıksın istemiyorum Bana zorluk çıkmaz, ben hiç zorlanmam ki, niye zorlanayım? Serkan bana fazlasıyla takık Seninle arkadaş olduğumu öğrenirse olay çıkar Eda’yı kırar. Ben tatsızlık çıksın istemiyorum Sana bahsettiğim iş vardı ya, ondan haber gelirse sana iletirim Seni tanımak çok güzeldi Keşke böyle olmasaydı Hoşça kal (Müzik) (Telefon çalıyor) (Telefon çalıyor) Efendim? Evet, merhaba (Serkan) Siz hiç merak etmeyin, zaten biliyorsunuz, ekibimiz haftalardır orada Her detaya bakacaklar, ki önümüzdeki hafta Engin Bey de gelecek Evet, tamam (Serkan) Tamam, haberleşiriz (Müzik) -Elbise ne kadar güzel olmuş -Teşekkür ederim Ayrıca yemekler de çok güzel görünüyor, ellerine sağlık Yani yemek yarışmasını kazanmış olabilirim ama bence seninkini de ekleyelim Yani sonuçta çok emek var Sadece emek yok, tadı da çok güzel, lütfen Benim için biraz yağlı ama şöyle bir tüyo vereyim sana annemin en sevdiği yemekler patlıcan yemekleridir, o yüzden dayanamayacak Annenle ortak yönümüzün olması, ürkütücü Evet -Ne dersin, bir tabak götüreyim mi? -Bence çok gerek yok Tamamen eleştirecek, elbiseni, yemeği, yani bir ton laf sokacak Ne olacak canım, sonuçta gerçek kayınvalidem değil, çakma (Serkan) Komik (Seyfi) Buyurun Aydan Hanım -(Aydan) ‘Merci’ -Eda Hanım Buyurun. Serkan beğenebileceğinizi söyledi -Beşten sonra yemiyorum, teşekkürler -En azından bir koklarsınız Aa! (Aydan) Kılık kıyafette bayağı bir değişiklik var -Senin seçimin mi? -Hayır tabii ki, arkadaşım Ceren Ay, ben de bir umut, heyecanlanmıştım Seyfi, ne yapman gerektiğini biliyorsun (Aydan) Aslında fena bir kız değilsin Aslında benim dış görünüşten çok daha büyük dertlerim var, biliyor musunuz? Bak madem bir oyunun içindeyiz ve sen de seni baştan yaratmama izin vermiyorsun şöyle minnacık, ufacık bir iki dokunuş yapabilir miyim? Siz böyle minnacık, ufacık dersiniz, ben kendimi tanınmaz hâlde bulurum Hiç gerek yok (Aydan) İşte mesela bu, ne kadar da güzel oldu -(Aydan) Hi, şunun güzelliğine bak -O çok fazla (Aydan) Hiç fazla değil Hi, şunun güzelliğine bak Tamam, deniyorum, deneyeceğim Evet, biraz toparlandı, değil mi? Bir iki küçük dokunuş, bir bak kendine (Aydan) Nasıl? Bak, bir iki dokunuşla her şey değişti. ‘Voila’! (Müzik) -Bu gerçekten güzelmiş -(Aydan) Değil mi? Ama bunlar bana çok fazla, o yüzden teşekkür ederim -Aa -Yani kabul edemem

Geri verdi. Peki, ben senin için ne yapabilirim? Mesela bana bir vazo verebilir misiniz? Çünkü bahçenizden çiçek toplamak istiyorum yemek masası için -Seyfi -Tabii tabii Ben şimdi çiçek için yardımcı olayım, vazoyu da getiririm. Buyurun (Eda) Teşekkür ederim Ben ne diyorum, o çiçek diyor, böcek diyor (Müzik) Her şey hazır, bence çok iyi iş başardık Evet, bakalım, daha gece başlamadı bile (Telefon çalıyor) (Serkan) Efendim Engin Abi, programda değişiklik oldu Aşkabat’taki havaalanı için bakanların da katılacağı bir toplantı istiyorlar. Bu akşama -Öyle mi? -Aynen. Ben şimdi havaalanına gidiyorum Onların özel uçağıyla Aşkabat’a geçeceğim İşleri halleder, bir iki güne dönerim Tamam, uçağı beklet, ben de geliyorum Abiciğim, ben hallederim. Kaç yıldır tanıdığımız adamlar zaten, rahat ol Engin, ya bir sorun çıkarsa? Ben de geleceğim Çıkmaz Serkan, hiçbir sorun çıkmaz Sen bir rahat olsana Öyle her şeye atlama abiciğim Bana güven artık, ben senin ortağınım (Engin ses) Zaten kaç yıldır tanıdığımız adamlar -Uçağı beklet Engin -El âlemin uçağını bekletemem abiciğim Zaten bir saate kalkıyoruz, sen hayatta yetişemezsin ki (Eda) Nereye gidiyorsun? Bak ya! Alo? Kahretsin! Bunu mu arıyorsun? Ne yapıyorsun sen? Çok komik. Eda, bak, o telefon bana lazım, tamam mı? Engin’in havaalanında nerede olduğunu bilmiyorum ve zaten geç kaldım şu an Sen var ya, duygusuz, düşüncesiz bir adamsın (Eda) Senin resmen duyguların alınmış Ayrıca senin düşündüğün iş falan değil, tamamen kendinsin. Bayağı bencilsin Ben bütün bunları kendim için mi yapıyorum? Bir anlaşmamız var, bu yüzden yapıyorum (Eda) Sen var ya, tam bir robotsun Ne, ne yapıyorsun? Sonra konuşacağız Bir de çok yaklaşma havuza, hani yüzme bilmiyorsun ya, belki boğulursun Ne yapıyorsun sen? Kendini öldürmek mi istiyorsun? -Ne, komik mi? -Komik Sence yüzme bilmesem beni kurtar diye havuza atar mıyım kendimi? -Sen yüzmesini biliyorsun -Evet, biliyorum -Yani boğulmayacaktın? -Evet, tabii ki boğulmayacaktım -Ve ben geç kaldım -Evet Neden hâlâ kucağımdasın? Serkan? Selin -Hala? -Ferit Eda? Hayrola? Niye geldiğimi unuttum desem -Hoş geldiniz -Hoş geldiniz Hoş bulduk da siz ne yapıyorsunuz orada tam olarak? Sormasan? -Bence de -Bence de sormayalım -Ama şey oldu -(Serkan) Ne oldu? Şeyden biz buradayız Serkan iş toplantısına gidiyordu -(Serkan) Evet Ben de tek başıma evde çok sıkılıyorum diye öyle havuza atlayayım dedim Kıyafetlerimle falan. O da benimle yüzmek için iş toplantısını iptal etti Çok tatlı, değil mi? Su güzel mi bari? Ben hiç girememiştim de (Eda) Çok güzel, gelsene Çocuğum, suyun içinde ne yapıyorsunuz böyle tuhaf tuhaf? Anne? Çık, misafirlerinizi karşıla Çık -Evet, çıkacaktık zaten, donuyoruz -Evet -Değil mi? -Siz geçin o zaman, biz geliyoruz Seyfi, iki havlu Hemen geldik

Edacığım, sen daha kıyafetlerini buraya taşıyamadın herhâlde Yok, alakası yok Bu elbise Serkan’ın favori elbisesi, o yüzden tekrar giydim, değil mi hayatım? Evet Kusura bakmayın, ben de böyle birdenbire yemeğe dâhil oldum Olur mu? Biz artık bir aileyiz, lütfen Serkancığım, canım, nişanlı olunca aile olunmuyor Evli olunca olunuyor Aa, Aydan Hanımcığım ben de size şeyi sormak istiyordum Biz evlenince size ne dememi istersiniz? Aydan anne mi sadece anne mi? Ne istersen onu diyebilirsin Ne istersem diyeyim mi? Bu arada sofra çok şık olmuş, yemekler de çok güzel, elinize sağlık -Evet, yemekler mükemmel. Şefiniz kim? -Teşekkür ederiz, afiyet olsun Serkan Bolat (Güldüler) Niye gülüyorsunuz canım, gerçekten Serkan yaptı yemekleri -Serkan yemek mi yapıyor? -Evet, şeflere taş çıkartır Her gün bambaşka bir Serkan görüyoruz, evet, çok ilginç Serkan, sen her gün çıtayı alıp bir seviye üste taşıyorsun Bu böyle olmaz yani Valla dürüst olacağım, uzun zamandır yapmıyordum ama nedense bugün bir şekilde içimden geldi Eda’nın böyle bir özelliği vardır İnsanların içindeki güzel şeyleri birdenbire ortaya çıkarıverir Ya Ben bir tuvalete gidiyorum izninizle -Ben sana yerini göstereyim -Biliyorum -Mutfaktan bir şey isteyen var mı? -(Serkan) Teşekkürler -(Aydan) Çok ‘merci’ -(Ferit) Sağ ol Eda, bu neydi? -Perde pilavı hayatım -(Serkan) Perde pilavı -Ayfer Hanım, perde pilavı yer misiniz? -Çok teşekkür ederim, bunlar yetti Ellerinize sağlık (Serkan dış ses) Bu evde biriyle yaşayamam Selin (Serkan dış ses) Yalnızlığıma ne kadar düşkün olduğumu biliyorsun (Serkan dış ses) Kendi düzenim var (Serkan dış ses) Kendi alışkanlıklarım (Serkan dış ses) Bu evde başka birine yer yok (Serkan dış ses) Seninle ilgisi yok Lütfen üzerine alınma (Telefon çalıyor) İzninizle Serkan, bu arada Ferit holdingde çalışmaya başladı danışman olarak Benim haberim olmadan, onayım da olmadan? Senin babanın, benim babamın ve benim imzam var Babam imzaladı O zaman eğer babam imzaladıysa ve sen de imzaladıysan, o zaman benim imzama veya onayıma çok ihtiyaç yok Sembolik olarak var, hatta sözleşme yanımda (Selin) İmzalarsan sevinirim Ben kalem getireyim Ben hemen geliyorum (Gerilim müziği…) (…) Nişan sözleşmesi diyor bunda

(Gerilim müziği) (“Aytekin Ataş – Sen Çal Kapımı” çalıyor) “Bu yalan bir mecburiyet” “Yoksa sana vurgun değilim” “Ama gözlerinde bir ışık, kalbimin tıkırtısı” “İçim içime sığmıyor, ya bu neyin kıpırtısı” “Dön yüzünü gökyüzüne, bak bir aşkın yıldızına, aman” “Parlayacak, sönecek, biliyorum” “Her şey olur, her şey biter” “Bir yıldız gökyüzünde kayar yiter” “Her şey olur, her şey biter” “Yalnızlık hep aynaları mesken tutar” “Her şey olur, her şey biter” “Yalnızlık hep aynaları mesken tutar”